Yeşillendirilmiş Binalar

Günümüzde neredeyse tüm insanlar kentleşmeyi sevmiş durumda. Fakat kentleşmenin vermiş olduğu kalabalıklar ve ses huzursuzluğu insanları birçok sağlık sorunuyla karşı karşıya bıraktığı gibi depresyona da sokuyor. Bu sebepten dolayıdır ki tüm inşaatlar artık kentleşmede hızlanmak yerine yeşillendirilmiş binalara döndürülüyor. Büyük şehirlere yerleşmiş olan insanların bir miktar depresyon durumunu ve sıkıntılarını almak için binalara bahçe görüntüsü veriliyor. Bu binaların etrafında yaşayan insanlar ne şehrin gürültüsünden ne de oksijen yetmezliğinden rahatsız oluyor. Bunun nedeni ise binalarının büyük bir çim alanına benzemesi.
İzmir’de inşaat alanlarında artık büyük bir çalışma yapılıyor tüm binalar yeşillendirilmeye çalışarak büyük şehrin tüm havası doğal hava ile birleştiriliyor. En fazla çatı dekorasyonunda kullanılmakta olan yeşillendirme sistemi çatıya hoş bir estetik de kazandırıyor. Yani yüksek katlı bir binada oturuyorsunuz fakat piknik yapacak bir bahçeniz var.
Avrupa Ülkelerinde Yeşil Binalar Çok Yaygın
Fransa ve İngiltere’de yaygın olarak kullanılan yeşil bina dekorasyonları artık ülkemizde de son hızla yayılmaya başladı. Çünkü büyük şehirlerde yaşayan insanların sessiz sakin bir yaşam araması ve huzurlu bir ortam bulabilmek için uzun tatillere çıkmaları bina tasarımı yapan kişilerin dikkatini çekti. Buna çare bulabilmek için yeşil binaları tasarlayan Avrupalı inşaatçılar kısa yoldan tatilin ve cennet görüntüsündeki binaların tasarımlarını yaptı.
Çocuklarının da yeşil çatı alanlarında oynamasını ve dinlenmesini göz önünde bulunduran ebeveynler, bu bahçeler içinde çocuklarına oyun parkı ve büyük oyun alanları açmaya başladı. Bir bahçeyi andıran çatılarda hem yeşilliğin oksijeninden yararlanmak hem de bitki yetiştirmek mümkün.
On Katlı Binada Bahçeli Eviniz Olsun
Çok yüksek bir binada mı oturuyorsunuz, fakat gözünüz her zaman bahçeli evlerde mi? İzmir’deki inşaat projeleri içinde bu isteğinize karşılık bulabileceğiniz bir firma evinizin tam üstüne sizin için çok değer vereceğiniz ve çiçeklerinizi ekerek rahatça koruyabileceğiniz bir bahçe inşa ediyor. İsterseniz bu sistem binanızın dış kaplamasına da konularak dışarıdan bahçe bina görüntüsünde de yapılabiliyor. Oksijene doymak, kendinizi her zaman özlediğiniz tatil köyünüzde hissetmek için binanızın çatısını ve etrafını yeşillendirebilirsiniz.

Sürdürülebilir Proje

Dünya üzerinde giderek teknolojinin geliştiği düşünülürse yakın zamanda uzay çağı yaşamayı bekleyebiliriz. Aynı zamanda yaşantımızdaki birçok isteğe de uzay görüntüsünün dokunmasını ve her şeyin ışık hızıyla gelişmesini isteriz. Teknolojinin insanoğluna vermiş olduğu hizmet çok hızlı ilerlemesiyle birlikte binalarda ve tüm çevre düzenlemelerinde kullanılmakta olan malzemeleri en aza indirdiğinden dolayı kirliliği azaltarak topluma hizmet vermektedir.
Son zamanlarda Avrupa ülkelerinde ve ülkemizde verilen inşaat hizmetlerinde kullanılmakta olan çevreye zarar vermeyen, kaliteli malzemeler şehirlerdeki bina tasarımlarını çok daha güzel hale getiriyor. Kaliteli bir görüntüye bürünen şehirler, şehrin kalabalığını ve oksijen seviyesinin azlığını yaşayan şehirlilere hissettirmiyor.

Kentleşmede Görüntü Kirliliği Artık Kalkıyor
İzmir’de inşaat tasarımlarında kullanılan birçok farklı inşaat malzemeleri hem inşaatların daha kaliteli bir hale bürünmesini hem de deprem gibi yıkıcı afetlerden binaların korunmasını sağlıyor. Sürdürülebilir projelerin kapsadığı alanlar birçok çeşitte sayılabilir. Bu projeler en fazla yeni şehirleşen bir kısım alanlarda yapılan binalarda kullanılsa da, aslında eski binalara da uygulanabiliyor.
Bu projeler daha önceden sık sık anılmış fakat gündeme getirilerek uygulama yapılmamış olan projeler olarak karşımıza çıkıyor. Hem uzun süre kullanıma uygun hem de insan sağlığını kötü yönde etkilemeyerek hem binalardaki ısı yalıtımını koruyor, hem de birçok günlük işin daha kolay yapılmasını sağlıyor.

Gündemdeki Sürdürülebilir Bina Projeleri
İzmir’deki inşaat projeleri kapsamında birçok farklı hizmetle inşaatçılar karşımıza çıkıyor. Aslında hayal gibi görünse de artık uygulamaya geçirilerek bir ok bina projesinde kullanılıyor. Bu projeler üç boyutlu sistemlerle çizilerek kullanıcılarına sunuluyor. Peki sürdürülebilir özellikte olan ve ilgi alanı haline gelen bina projeleri nelerdir?

• Yağmur suyu yönetimi
• Güneş enerjisi kullanımı
• Yeşillendirilmiş bina tasarımları
• Yeşillendirilmiş çatı tasarımları
• Enerji tasarrufu sağlayan akıllı pencereler
• Kırılmayan camlar
• Harekete bağlı çalışan cam ve kapılar

Olarak sayılabilir. Son zamanlarda bu projelere o kadar çok eklenmeye başlandı ki, neredeyse artık hiç çöp atmaya gitmeden yaşamak, elektrik kesintilerini tamamen ortadan kaldırmak ve şehirlerde yaylalarda bulunan temiz hava oksijenle yaşamak mümkün hale geldi.

Here is a collection of places you can buy bitcoin online right now.

Ev alırken incelememiz gereken ilk şeyi evin büyüklüğü ya da görünüşü veya projeye uygunluğu olduğunu düşünüyoruz. Oysa bundan çok daha ötesi var. Örneğin seçtiğimiz konutu diğerlerinden avantajlı yapanın ne olduğu sorusu önemli, ancak daha önemli sorular var. Kendi kişisel hayatımıza yönelik sorular. Yaşam şeklinize uygunluğu, beklentilerin ne kadarını karşıladığı, sağlık durumunuz, alışkanlıklarınız vb…

Konutu aldığınız çevreyi iyi araştırmanız gerekir. Muhitin beklenti ve alışkanlıkları sizin yaşam şeklinize ne kadar uygun? Sadece kendinizi değil, ailenizi ve yakın çevrenizi de hesaba katarak bölgenin sizin beklentilerinizi ne kadar karşıladığını sorun.

Konut projesinin bulunduğu nokta ve çevresindeki diğer yapılar da seçimde çok önemli. Kendi konutunuzun tipinin ve ebatının size uygun olup olmadığına da dikkat etmelisiniz. 5 kişilik bir ailenin yaşamı ile tek kişinin yaşamı arasında fark var. Dahası, mesela Amerikan tipi mutfak bazıları için daha pratikken, bazıları için uygun değildir.

Evin şehrin hangi noktasında olduğu da önemli bir ayrıntı. Hatta aslında belki de ilk ölçütlerinizden biri olmalı. Şehrin koşturmacasını seven, buna alışkın biriyseniz şehrin ortasında, ancak daha sakin bir muhit arayan biriyseniz şehre yakın ancak şehre ulaşımı zor olmayan bir lokasyon seçmelisiniz.

Seçilen dairenin hangi yöne baktığı, manzarası, güneşlilik durumu, hangi katta olduğu, park imkânları, muhitte ne kadar gürültü olduğu diğer belirleyici faktörlerden.

Binanın işleyişini öğrenmek de gelecekte yaşanacak kötü durumları önleyecektir. Evde elektrik, su, doğal gaz sorunu var mı yok mu bunlar iyice araştırılmalı.

Tüm bunların ötesinde yapımcı firmaya dikkat etmeli. Daha önce sorunsuz konut projelerine imza atmış bir firmada sorun yaşama ihtimaliniz daha azdır. Güvenirlik bu açıdan kolay araştırılabilir bir detay. Günümüzde internet yoluyla pek çok bilgiye ulaşabiliyoruz. Şirketin müşteri memnuniyetine verdiği önem araştırılmalı.

Araştırmanızın derinleşmesi konut alırken önemli. Konut eğer kullanılmış ise neden satılmak istendiği sorgulanmalı. Resmi evraklar incelenmeli, sözleşmeler dikkatlice okunmalı, konutun değeri belirlenmeli, alışveriş merkezlerine yakınlığı göz önüne alınmalı. Bölgenin gelişimi izlenmeli. Çevredeki satış ve kira değerlerine bakılmalı. Ana ulaşım hatlarına yakınlığı ve uzaklığı tartışmalı. Özetle ekonomik değeri iyi irdelenmeli.

Sonuç olarak konut bir yatırımdır ve bu büyük yatırımın ardında sizi kârlı çıkaracak maddeler bulunmalıdır.

Bugün 8 Mart. Dünya Kadınlar Günü. Dünya Kadınlar Günü’nde çiçeklerden ve kadınların narinliğinden bahsetmeyi seviyoruz, fakat belki de artık güçlü kadınları anlatmanın zamanı gelmiştir.

Tanıştıralım. Fotoğraftaki Sabiha Gürayman. 1910 Makedonya doğumlu, İstanbul Teknik Üniversitesi’nden mezun, Türkiye’nin ilk kadın inşaat mühendisi.

Bir arkadaşının teşvikiyle, matematiğe merak salan Sabiha İstanbul Teknik Üniversitesi’ne yani Yüksek Mühendis Mektebi’ne gitmeye kafasını koymuştu. Üstelik o yıl, üniversite son kez ortaokul öğrencilerini kabul ediyordu.

1933 yılında, nihayet Sabiha Hanım inşaat mühendisi olarak üniversiteden mezun oldu.

Gerçekten bu dönem kadınlar mühendislik dalını seçme konusunda cesurlardı. Cumhuriyet tarihinin ilklerini art arda yaşatan bu kadın mühendisleri, emellerine giden yolda teşvik eden şey genç cumhuriyetti.

Sabiha Hanım, Ankara Beypazarı yolundaki Kız Köprüsü diye bilinen kemer köprünün yapımında çalıştı. Erkek yoğunluklu bir işte kadın olmanın dezavantajlarını, direnerek kendi lehine çeviren Sabiha Hanım şantiye ve işçilerle son derece uyumluydu. Yöre halkı ile iyi geçiniyordu ve kendini kabul ettirmişti. Pek çok çeşitli resmi binanın mimari ve statik projelerini yaparak, pek çok başka projeleri yönetti.

1945 yılında Atatürk’ün vefatından sonra Anıtkabir inşaat mühendisliği görevine atandı. Bu göreve 35 yaşında gelmişti. Atatürk, kadınların mühendislik görevlerine gelmelerini teşvik ediyordu çünkü bugün bile biliyoruz ki mühendislik erkeklerin baskın olduğu bir meslek alanı. Böylesi katı önyargıların bulunduğu bir meslek dalına henüz cumhuriyet gençken adım atmak büyük bir cesaretti. Aslında bugün bile bakarsak bir cesaret değil mi?

Mühendis olmaya karar veren kadınlara pek çok başka meslek dalı önerilir. Daha az sınav puanı ile daha iyi yerlere girebileceği söylenir.

Yunusoğlu olarak biliyoruz ki bir yaşam alanı kurgulamak bu dünyadaki en güzel şeylerden biri. Bir resim yapmaktan ya da bir şiir yazmaktan öte insanların anılarında var olma şansınız mühendislik.

Bugün 8 Mart. Dünya Kadınlar Günü. Kadınlara çiçek vermek de güzel ve incelikli bir düşünce…

Ancak biz bütün kadınları kendileri olmaya cesaret ettikleri şekliyle görmek istiyoruz. Sabiha Gürayman gibi…

Aslında İzmir’in her köşesi mutluluğa açılan bir kapı. Bazı köşeleriyse dönem dönem daha fazla değer kazanıyor. Geleceği önceden kestirerek yatırım yapabilmek önemli. Gaziemir, İzmir’in yeni gözdesi olmaya aday bir lokasyon. Bölgenin doğası, şehrin diğer noktalarına açılan ulaşım kanallarına yakınlığı Arma Gaziemir’i özel kılan şey oldu. 45 yılı aşkın tecrübemizi ve dinamik kadromuzu, hevesimizi ARMA’ya verdik ve ARMA sadece bizim değil şimdiden şehrin de ARMA’sı oldu.

Peki, Gaziemir’in tarihini İzmirliler olarak ne kadar biliyoruz? Aslında 15. Yüzyılda ilk defa köy statüsüne yükselen Gaziemir, işgal yıllarında tamamen yıkılmıştır. Yüzlerce yıllık bu yerleşim yerinin yıkılışından sonra merkezinin Cumaovası’na taşınması planlanmışsa da mübadele ile göçmen akınıyla yeniden yerleşim yeri olma özelliği kazanmıştır. 1926 yılından sonra hızlı bir şekilde modern yapılar imar edilmiş ve bugünkü çehresine kavuşmuştur.

Bu açılardan Gaziemir, yıkılmış bir kentin Batılı anlamda ayaklanışıdır. Her ne kadar sokaklarında yeni binalarla en fazla karşılaştığınız bölge olsa da, aslında bu durum, tarihsel bir hikâyeyi anlatır.

ARMA Gaziemir de bu tarihsel hikâyenin bir parçası. Gaziemir’e değer katan bir dokuda, doğasına ve dokusuna saygılı, şehrin içinde, sorunların dışında ARMA, Yunus Yunusoğlu imzasıyla yükseliyor.

Yüzlerce yıllık bir yerleşim yerinde, gelecek kuşaklara taşınacak bir yaşam alanı olmayı bir borç bilerek, yani bir geçmiş yaratarak yükseliyor.

Adnan Menderes Havalimanı ve İzmir Fuar Kompleksi ile İzmir’in dışarıya açılan yüzü Gaziemir, doğası ile şehrin koşturmacasından uzak ve şehrin içinde bir sığınak. Gaziemir tarihinde de yapılaşmanın doğayla uyumlu olarak devam ettiği söylenebilir. Yeniden yıkılıp yeniden yapılan yerleşim noktalarında göremediğimiz bir yeşil alan yüzdesine sahip. İzmir Kalkınma Ajansı’nın aktardığı verilere göre Gaziemir’in %60’ı ormanlık arazi ve bu ormanlık arazinin de turizm değeri var. Yürüyüş alanlarından, piknik alanlarına, dağcılık aktivitelerine kadar pek çok etkinlikle beraber anılıyor.

İzmir Gaziemir’de yaşamak bu yüzden sorunların “dışında”, İzmir’in “içinde” yaşamaktır. Şehrin en gözde alış veriş merkezlerine ve doğaya bir adım yakın olmaktır. Mutluluğa açılan bu pencerede siz de yerinizi alın.